”Allah sabır versin. Zor, çok zor.”

Biri gelse ve dese ki; ‘Baktığımız bir yaşlımız var. Akli melekeleri iyice geriledi, ne doğru düzgün konuşabiliyor ne de biz konuştuğumuzda cevap veriyor. Altını bezliyoruz, günde en az 6-7 kere altını kirletiyor. Her gece defalarca uyanıp çığlık çığlığa bağırıyor. Normal yemek yiyemiyor, dişleri de yok zaten. Her şeyi tuzsuz, yağsız püre yapmamız gerekiyor. Eşyaları ortada bırakamıyoruz. Kırıp döküp zarar veriyor. İnsan içine de çok çıkamıyoruz. Ne yapacağı belli olmuyor, vurabiliyor, insanlara da zarar verebiliyor…’ Biz de deriz ki; ‘Ah kardeşimmm ne zor imtihan, Allah sabır versin. Zor, çok zor.’ Ama işte konuşamayan, altını kirleten, her gece defalarca uyanıp uykumuzu bölen, özel menüsü olan, evimizin ve bizim düzenimizi değiştiren kişi bir ‘bebek’ olunca cümlelerimiz değişiyor. ‘Ayyy Allah bağışlasın, maşallah, ne güzel nimet’ diyoruz.. Çünkü annelik insana zoru başarma, gayrete gelme, bir de bütün bunları severek yapma gücü veriyor. O zaman her yeni gün şükrümüzü, gayretimizi, emeğimizi çoğaltmaya devam edelim.

Bunlara da Bakabilirsiniz

Şefkat…

Biz anneler genellikle ‘öfke’ den dert yanarız ama bence ‘şefkat’ de en az öfke kadar …

Düşüncenizi Paylaşın