“Allah’ım! Konuş benimle!”

Bir gün, bir adam ellerini açıp yalvardı: “Allahım! Konuş benimle!” Tam o sırada bir çayırkuşu adamın bahçesinde en son şarkısını söylüyordu. Ama adam çayırkuşuna hiç kulak vermedi ve yakarmaya devam etti: “Allahım! Konuş benimle!” Az sonra hava aniden kapandı, gökgürültüsü ve şimşekle birlikte kuvvetli bir yağmur başladı. Fakat adam bunlara hiç aldırış etmedi, yakarmaya devam etti: “Allahım! Seni görmeme izin ver!”
O böyle yalvarırken, sağanak yağmur sona ermiş ve güneş bütün ihtişamıyla ışıklarını adamın evine kadar taşımaya başlamıştı. Fakat adam bu manzaraya aldırış bile etmedi. Her gün gördüğü birşey değilmiydi bu? Yalvarmaya devam etti adam: “Bana bir mucize göster Allahım!” Böyle yalvarırken, yakınlardaki evlerden birinden yeni doğmuş bir bebeğin ağlayışları geliyordu kulağına ama o bunu da farketmedi. Üzüntüsünden ağladı, ağladı… ”Cevap ver bana Allahım! Burada olduğunu bilmemi sağla!” Tam o an, bir kelebek gelip adamın koluna konmuştu. Ama görmemekte, duymamakta ve bilmemekte ısrar eden adam öbür eliyle kelebeği iteleyip kovdu ve yakarmasına devam etti: “Allahım lütfen göster bana kendini…” (WhatsApp tan geldi bu yazı, okuyunca dedim ki “işte tam da bunu demek istemiştim☺️”)

Bunlara da Bakabilirsiniz

Şefkat…

Biz anneler genellikle ‘öfke’ den dert yanarız ama bence ‘şefkat’ de en az öfke kadar …

Düşüncenizi Paylaşın