‘Anne bu neden böyle’

Enes yavaş yavaş ergenliğe yürüyor. Soruları, sorgulamaları, ‘Anne bu neden böyle’, ‘Bunu neden yapıyoruz’, ‘Bu aklıma yatmadı’ ları arttı. Sahurda, iftarda, uyku öncesi, teravih sonrası pek çok konudan konuşuyoruz, fikir teatisi yapıyoruz. Evvelsi gün çayımızı yudumlarken birden dedi ki, ‘Anne bir şeyi aklım almıyor. Çocuklara kötü şeyler olunca, haberlerde gördüğümüzde, duyduğumuzda sen çok ağlıyorsun. Üzülüyorsun. Allah üzülmüyor mu? Neden çocuklara kötülük yapılmasını engellemiyor? Neden kötüleri hemen cezalandırmıyor? Mesela biri çocuğa tam kötülük yapacakken başına yıldırım düşsün. Yapamasın, Allah izin vermesin…’ Bunlar gibi cümleler. Ne demek istediğini çok iyi anlıyorum, dedim. “Ben de ‘keşke kötü insanlar olmasa’ diye çok düşünürdüm eskiden. Allah neden onları yaratmış ki, derdim. Sonra şunu anladım ki, Allah iyi insanı ya da kötü insanı yaratmıyor ‘seçme şansını’ yaratıyor. Yani cüz’i irade. Neyi seçeceğiz diye izliyor, seçtiğimizin sonucunu bize haber verip o sonuca giden günün cezasını bekletiyor. Mesela düşün; dünyada açlıktan ölen insanlar var. Neden? Allah rızık vermiyor diye mi? Hayır. Allahın verdiği rızkı insanlar adil bölüşemiyor, paylaşmıyor, ziyan ediyor diye. Evet, böyle olaylar beni çok üzüyor. Sonra şunu düşünüyorum. Kötü bir insana bu dünyada en fazla ne ceza verebiliriz? Öldürürüz. Peki ahiretteki cezalar? Ölüm olmayan yerde, ‘ölsem de bitse bu azap’ denilecek ceza günündeki hesaplar? İşte bu insanlar için asıl karşılık bu. Nasıl ki, bu dünyada yürekleri yangın yerine çeviriyorlar; zamanı gelince kendi yangınlarında kül olacaklar inşallah. Ama, dedim, bize düşen şeyler de var. İyi olmak ve iyiliği çoğaltmak. Çünkü iyiler yeterince güçlü olurlarsa, kötüler bu kadar rahat yapamazlar kötülüklerini. Sonrası tek bir dua; ‘Zalimler için yaşasın cehennem’ 👊🏻

Bunlara da Bakabilirsiniz

Şefkat…

Biz anneler genellikle ‘öfke’ den dert yanarız ama bence ‘şefkat’ de en az öfke kadar …

Düşüncenizi Paylaşın