Çocuklarımızın karınları doyduğu gibi, kalpleri de doysun

Şimdi size çokkkkk önemli bir olay anlatacağım. Olay şu; 13. Yüzyılda Prusya kralı II. Frederik insanoğlunun esas dilini merak etmiş. Ve şöyle bi deney düşünmüş. Demiş ki; ‘Yenidoğmuş belli sayıda bebeği alayım, yanlarına süt anneler ve hemşireler vereyim. Ama bu bakıcılar çocuklarla hiç konuşmasınlar. Sadece bakımını yapsınlar, iletişime geçmesinler. Böylece dış dünyadan bir konuşma telkini almayan bebeklerin konuştuğu ilk dil insanın öz-dili olur, bende bunu keşfetmiş olurum’ diye düşünmüş. Kralın dediği gibi bir ortam ayarlanmış, en deneyimli hemşireler bebeklerin altını değiştirmiş, yıkamış, bakımını yapmışlar. En sütü bol sütanneler bebekleri emzirmişler. Ama hiç biri çocuklarla konuşup, iletişime geçmemişler. Peki sonuç ne olmuş? Bebekler ölmüş! Yani canımın içi anneler; çocuğu doyurmak, yıkayıp paklamak, beslemek önemlidir önemli olmasına ama iletişim olmadan, muhabbet olmadan, sohbet, bağ olmadan bu fiziksel bakımın pek de değeri yoktur. Şu fotoğrafı eşim yakalamış geçen gün. Çok hoşuma gitti, açıp açıp bakıyorum:) Baktıkça aklıma ‘muhabbet’ kelimesi geliyor. ‘Muhabbet’ sevgi anlamında da, sohbet anlamında da kullanılan bir kelime. Bence zaten bu iki anlam çok iç içe… Ailemizde sohbet-muhabbet olacak ki, diğer anlamıyla da muhabbet olsun, sevgi olsun. Çocuklarımızın karınları doyduğu gibi, kalpleri de doysun ❤️

Bunlara da Bakabilirsiniz

Şefkat…

Biz anneler genellikle ‘öfke’ den dert yanarız ama bence ‘şefkat’ de en az öfke kadar …

Düşüncenizi Paylaşın