Daha hangi yaralarına merhem olacaksın sen bu anacığının?

Burası bizim evimiz. İlk taşındığımızda, kucağımda kızımla üst kattan alt kata inmek için bu merdivenin başına geldiğimde inanılmaz derecede kalbim sıkıştı. Hani herkes bebekle inmekten çekinebilir belki düşerim diye; ama bu normalin üstünde bir sıkışma, sanki kalp krizi geçiriyorum. Aşağı indim, Meva’yı bıraktım, elimi kalbime koydum ve dedim ki; ‘Ne oldu sana? Belli ki bişey olmuş. Ben hatırlamıyorum belki ama sen hatırlıyorsun…’ Öyle öyle konuştum kalbimle. Sonra annemi aradım. Anne, ben bebekken hiç merdivenden falan düştüm mü diye sordum. Bir iki düşündü, bi kere düşmüştük ama sen hatırlamazsın dedi. ‘7-8 aylıktın, kucağımdaydın, merdivenden inerken ayağım takıldı beraber düştük senle. Ama çok küçüktün, hatırlamazsın..’ Ama kalbim hatırladı:) Mekanizmayı görüyor musunuz; Annemin kucağında merdivenden düşen bebek Hatice’nin korkusu, kalp ağrısı; annesinin kucağında bebek Meva varken kendini fark ettiriyor. Neden oğullarımda değil de kızımda? Çünkü ben de bir kız çocuğuyum:) Bu hikayeyi bilinçdışımdan bilincime taşıdım, içimdeki korkmuş o küçük bebeğe ‘geçti’ dedim defalarca ve merdiven korkum geçti çok şükür. Hep derim; çocuklar annelerine çocukluklarını fark ettirirler, yaralarının yerini gösterirler, koşulsuz sevgileriyle eski yaralarına merhem sürerler diye. Şimdi de kızıma diyorum; Ah Meva, ah güzel kızım, ah hayat ışığım… Daha hangi yaralarına merhem olacaksın sen bu anacığının?💕

Bunlara da Bakabilirsiniz

Şefkat…

Biz anneler genellikle ‘öfke’ den dert yanarız ama bence ‘şefkat’ de en az öfke kadar …

Düşüncenizi Paylaşın