“Ölüm var Hacı. Gün, bugündür.”

Annemler Hacca gidince benim de Hac hatıralarım canlandı birer birer. Bugün ‘Allah kavuştursun’ diye arayan tüm dostlarla oraları konuştuk, sürekli bişeyler anlattım:) Size de şu kısmı anlatayım, nefsimizi bi yoklayalım istedim. Hacdan yeni dönmüştüm, kalabalık bi gruba misafir oldum birgün. Gruptaki bir hanım “İyi cesaret etmişsiniz genç yaşta” dedi. Neden ki, anlayamadım dedim. “E artık hacı oldunuz, günah işlememeniz lazım. O yüzden yaşlanınca gitmek en iyisi” dedi. Birkaç soru sordum o hanıma; “Bedenen zor bi ibadeti imkan varsa gençken mi, yaşlıyken mi yapmak cesaret işi? Hacdan önce günah işlemek mübahtı da, hacdan sonra mı haram oldu? Ve en önemlisi yaşlanacağımıza kimin garantisi var?” Bu ne biliyor musunuz; bence bi hastalık, “erteleme hastalığı.” Hayatın her alanında yapıyoruz bunu. Yaşlanınca Hacca giderim, Hacca gidince namaza başlarım, ay başı gelince kitap okurum, yaz tatili bitsin öyle spor yaparım, önce kapanayım sonra günlük Kuran’ımı okurum… Dün akşam eşim ‘Bi sürü kitabım var okunacak, elim değmedi. Bu hafta yoğunuz, bi atlatalım da başlayayım’ dedi. Dedim ki, bugün başlamazsan hiç başlayamazsın. Hadi kalk! Her gün kendime de diyorum zaten; “Ölüm var Hacı. Gün, bugündür.”

Bunlara da Bakabilirsiniz

Şefkat…

Biz anneler genellikle ‘öfke’ den dert yanarız ama bence ‘şefkat’ de en az öfke kadar …

Düşüncenizi Paylaşın