Şefkat…

Biz anneler genellikle ‘öfke’ den dert yanarız ama bence ‘şefkat’ de en az öfke kadar tehlikeli. Çünkü şefkatin yanlış kullanımı da çocuklara zarar veriyor. Ramazan başından beri kaç tane ‘küçücük çocuğa oruç mu tutturuyorsun, namaz mı kıldırıyorsun’ sorusu aldım, sayamadım. Neden tutmasın, dediğimde aldığım cevap çoğunlukla günlerin uzunluğu, çocuğa yazıklığı, sahur için uykusunun bölünmesi, okulda sınav haftası olması falan oldu. Sabah namazı için de duyuyorum benzer yorumları; ‘Yazık değil mi çocuğa, uykusu bölünmesin, kalkınca kılar’ yazıyorlar. Lakin inanıyorum ki, çocuğun uykusuna kıyamayıp namaza kaldırmayan bizler, sınavlar yaklaştığında saati gece yarısına kurup çocuğumuzun başına ‘test test’ diye dikilebiliyoruz. Yetişmeyen dersler için ‘çocuğa kıyıp’ kalk yap bakalım ödevleri diyebiliyoruz. Ergen çocuğumuza ‘Bu hafta sınav haftası, tutma orucu, kaza edersin’ deyip, Allah’ın vermediği bir izni -kafamıza göre- verebiliyoruz. Gerekçe olarak da ‘şefkatimizi’ gösteriyoruz. Kıyamıyorum diyoruz. Peki kendimize şunu hiç soruyor muyuz: ‘Allah’tan daha şefkatli olmamız mümkün mü acaba?’

Bunlara da Bakabilirsiniz

”Allah sabır versin. Zor, çok zor.”

Biri gelse ve dese ki; ‘Baktığımız bir yaşlımız var. Akli melekeleri iyice geriledi, ne doğru …

Düşüncenizi Paylaşın