ŞÜKÜR KAVANOZU

ŞÜKÜR KAVANOZU
Bir anne olarak çocuklarıma kazandırmak istediğim temel beceri ne derseniz, hiç düşünmeden ‘farkındalık’ derim…

Kendilerinin, kendileri dışındaki bireylerin, hayvanların, bitkilerin, güneşin, ayın, yıldızların farkında olsunlar isterim. Okula giderken geçtikleri yolda aylar sonra tomurcuk veren çiçeği fark edip hayranlıkla baksınlar, her akşam bir kandil gibi geceyi aydınlatan ayın muhteşemliğini keşfe çıksınlar diye tüm gayretim. Mevsimleri, yiyecekleri, ayaklarının altına serilmiş toprağı, çimeni ‘zaten var olmak zorundaymışlar’ gibi değil, ‘iyi ki varlar’ şükrüyle fark etsinler isterim.

İşte bütün bu gayretin duaya dönüşmüş hali; şükür kavanozu… Her gün, ailemizin her bireyi o gün en çok şükrettiği, mutlu olduğu şeyi yazıp atacak kavanoza. Hafta sonlarında da hep birlikte okuyacağız, o haftanın şükürlerini. Şükretmemiz gereken ne kadar da çok şey olduğunun farkına varacağız hep birlikte. Şikâyetlerimizi rafa kaldırıp, şükürlerimizi ortaya koyacağız.

Ben ilk şükrümü yazıp, attım dün. Ardımdan çocukların şükürleri geldi tek tek… Eymen, dün okulda yediği pastaya şükretti. Enes ise ‘bir güne daha hep birlikte uyanmış olmamız’ yazdı kâğıdına…

Bu şükürleri kavanoza mı attık, kalbime mi belli değil. Şükürler olsun…💕👼

Bunlara da Bakabilirsiniz

Şefkat…

Biz anneler genellikle ‘öfke’ den dert yanarız ama bence ‘şefkat’ de en az öfke kadar …

Düşüncenizi Paylaşın